Travesti

Ankara Travestileri

Ankara Travestilerini anlatan bilgi makale ve resimleri gösteren travesti sitesidir.

İstanbul Travestileri

İstanbul`dayaşamakda olan travestilerin resimlerini, blog sitelerini, makalelerini, travestiler hakkında  düşüncelerini anlatır.

İzmir Travestileri

İzmir`in en güzel travestilerini gösteren elit bir travesti sitesidir.

Bursa Travestileri

Bursa`da yaşayan travestilerin marjinal ve en güzel hayat hikayelerini buradan takip edebilirsiniz.

Antalya Travestileri

Antalya`da ikamet eden travesti arkadaşlarını yalknız bırakmak istemeyen bir grup travesti arkadaşlarının yanların yerleşti.

İstanbul Anadolu Yakası Travestileri

İstanbul Anadolu yakasında , ataşehir, bağdat caddesi, bostancı, fener yolu, fenerbahçe, kadıköy, kalamış ve bir çok semte yaşamakda olan travestileri anlatan en güzel ve en marjinal travesti sitesidir.

İstanbul Avrupa Yakası Travestileri

İstanbul Avrupa yakasında , Fulya, fındıkzade, Bağcılar, Ataköy, Bahçelievler, bakırköy, beşiktaş, beylükdüzü, taksim-gümüşsuyu, şişli ,nişan taşı ve mecidiyeköy`de bulunan travesti ve travestilerin tüm resim albümlerini travesti sitemizden takip edebilirsiniz.

travestiler

Ankara Travestileri İstanbul Travestileri Travesti travestiler

travestiler travesti ankara istanbul izmir bursa travestileri travesti web.

travestiler travesti ankara istanbul izmir travestileri travesti web siteleri hazırlayan travesti web tasarım firmasıdır.

Web Travesti - travesti travestiler istanbul travestileri ankara travestileri.

Ankara Travestileri İstanbul Travestileri Travesti travestiler İstanbul travestileri Ankara travestileri İzmir travestileri Bursa travestileri Antalya travestileri İstanbul Anadolu Yakası travestileri İstanbul Avrupa Yakası travestileri

Web Travesti Sitemap Travesti Adana Travestileri

Web Travesti, travesti, travestiler, ankara travestileri, istanbul travestileri, izmir travestileri, bursa travestilerinin olduğu web siteleridir.

Ankara Travestileri Antalya Travestileri Eskişehir Travestileri Fulya Travestileri Gaziantep Travestileri İstanbul Travestileri

Travesti Bilgilerinin, haberlerinin, Resimlerinin ve portal sitelerinin yayınlandığı blog sitedir.

İzmir Travestileri Kadıköy Travestileri Samsun Travestileri Travesti Blog Travestiler

Travesti kelimesini türkçe olarak açıklamak gerekirse kadın elbisesi giyen ve kadın gibi davranan kişilere verilen ortak isim travestidir.

Travestileri Travesti Resimleri Travesti Siteleri Travesti Haberleri Travesti Bilgileri

 

Web Travesti - travesti travestiler istanbul travestileri ankara travestileri izmir travestileri travestiler travesti ankara istanbul izmir bursa travestileri travesti web travestiler travesti ankara istanbul izmir travestileri travesti web siteleri hazırlayan travesti web tasarım firmasıdır.
istanbul Travesti Giriş Web Travesti Çıkış
  • Web Travesti Hoş Geldiniz En güncel Travesti blog sitelerini ve travesti sitelerini görebilirsiniz..!
  • Travesti Siteleri Travesti Web Siteleri Travestiler TravestiSizi tanıtacak bir siteniz yok ise doğru ve güvenilir adrestesiniz.
  • İzmir Travestileri Bursa Travestileri izmir ve bursadaki travestilerin sitelerini görmek istemezminisiniz ?
  • Travesti Travestiler TravesticilerTravestilerin hayat dolu yaşamlarını anlatan blog travesti sitesidir.
  • En güzel blog travesti web siteleriKendinize has, çalıntı olmayan kod tasarımları ve google dostu travesti web siteleri
  • Ankara Travestileri, İstanbul travestileriAnkara ve istanbul yaşamakta olan travestilerin blog siteleri, resimleri ve bilgileri
Web Travesti Hoş Geldiniz 1 Travesti Siteleri Travesti Web Siteleri Travestiler Travesti2 İzmir Travestileri Bursa Travestileri 3 Travesti Travestiler Travesticiler4 En güzel blog travesti web siteleri5 Ankara Travestileri, İstanbul travestileri6
Travesti

Travestilerin sırrını çözdük


    
Hatırlar mısınız, bir yazıda size "Türkiye`deki travestilerle ve müşterileriyle ilgili çok ilginç bir röportaj yapmıştık, Hürriyet gazetesi için" demiş ve "Bir fırsatını bulursam, burada yayımlarım tekrar" diye söz vermiştim.

Herhangi bir bahane veya vesile aramadan (Türkiye`de travestiler hiç gündemden düşmüyor çünkü) iki bölüm halinde sunuyorum bu haberi size.

GİRİŞ (Serdar`ın notu) : Bu, benim aklımın almadığı bir şeydi.

Parayla cinsel ilişkiye giren, girebilen insan çok. Ne diyeyim! Bugün de var, bin yıl önce de varmış.

Bir erkek para verip, bir kadınla yatabilir. (Konumuz travestilerle sınırlı olduğu için erkek, yoksa kadınlar da müşteri olabilir bal gibi, mesela Amsterdam`da var.) Bunu isyan etsem de, kabullenemesem de, anlıyorum. Ama kafamın almadığı şu(ydu):

Bir erkek, parasını verip cinsel ilişkiye girecekse, daha doğrusu ihtiyaç giderecekse, birbirinden güzel kadınlar varken, bu işi neden, parası mukabilinde, sinek kaydı traşlı, bacağı ağdalı, ayağı 44-45 numara, başına peruk takmış bir erkekle yapar? (Çok "güzel" yani kadınsı güzel travestiler de var ama istisna.)

Gazetecilikte en iyi röportaj, yapanın gerçekten merak ettiği konuda yapılır; en iyi soru, gazetecinin gerçekten merak ettiği sorudur.

Bizim Haber Araştırma-Yakın Plan günlerinde, Şenay Ordu ile, kafamıza takılan bu sorunun cevabını aradık, İstanbul`un dumanlı barlarında, karanlık merdivenli apartmanlarında ve eğri büğrü kaldırımlarında.

Soru : Travestilerin müşterileri kimdir? Bir erkek, neden kadın kılığında bir erkekle yatar?

Cevap : Şenay Ordu`nun haber-röportajında.

Not : Bu röportaj sırasında, birçok "trajediyle" karşılaştık. Her biri hayattan farklı bir tokat yemiş gencecik insanlar, vücutlarını satarak yaşamaya çalışıyordu.

Her gün hayatlarını tehlikeye atarak. Yaptıkları ahlakî açıdan tartışılabilir. Ama biz onları "anlamaya" çalıştık. Bu röportajın amacı travestileri yargılamak değil, Türkiye`de dev boyutlara ulaşan bir "sektörü ve müşterilerini" irdelemek.


                                                                      * * *
 


TRAVESTİLERİN SIRRINI ÇÖZDÜK



Sayıları hızla artıyor. Her kesimden bir dolu adam, onları tercih eder oldu. Onlar da kendilerine pek güveniyorlar. "Yakında size bir şey kalmayacak. Lezbiyenler bile bize geliyor" diyorlar.

Peki nedir travestilerin bu çekiciliği?

Nedir erkeklerin gerçek kadınlar dururken onlara gitme nedenleri?

Merak ettik, sorduk, soruşturduk. Sonuçta aradığımızı bulduk:

`Travestiye gidenler aslında gizli eşcinseller. Sadece kendilerini kandırıyorlar.`

Savımızı uzmanlar yalanlamadı...

Ama travestileri tercih eden `Sapına kadar erkekler` pek kızdı.


"Yanında bebek gibi bir kız vardı. Adam da yakışıklı, havalı. `Hayatta bana bakmaz` derdim. Ama baktı. Hem de yana yakıla geldi. Kızı bıraktı yani. Sadece o mu? Erkekler çok şaşırttı beni, çok! "

Kartları açık oynayalım istedik.

"Tenin yumuşak değil" dedik.

"Elin çok kalın. Kahverengi strech eteğinin yırtmacından görünen bacakların da acilen epilasyon istiyor. "

"Bu arada göğüslerin de formsuz" dedik.

Aldırmadı.

Çünkü piyasanın en çok iş yapan travestilerinden biri. Çünkü koca koca adamlar eşlerini, sevgililerini onunla aldatıyorlar. Karşısında ağlayıp çocuk oluyorlar. Kimsenin görmediği yüzlerini ona gösteriyorlar.

Peki neden?

Nedir Kader`de erkekleri çeken?

Karısında bulamadığı, sevgilisinde göremediği, kadın fahişelerde satın alamadığı ne?

Kader anlatıyor, o anlattıkça travestilerin sırrı çözülmeye başlıyor.

"Travesti bir arkadaşımın çok yakışıklı manken bir sevgilisi vardı. Ona o kadar bağlandı ki, her tehlikeyi göze alıp ameliyat oldu. Fakat ne oldu, manken çocuk arkadaşımı terketti. Sırf ameliyat oldu diye."

Kader müşterilerinin yalnız kaldıkları an, önce rujunu silmesini istediklerini söylüyor. Hatta "Ne diye traş oluyorsun" diyenler bile varmış.

"Adam `Ameliyat olduktan sonra evde karım da var` diyor. Senin rujunu silmeni, peruğunu çıkarmanı istiyor.  Bacağındaki kıllar uzamış, ellerin çok kalınmış, ayağın kocamanmış, bunlarla ilgilenmiyor. Hatta hoşuna gidiyor. Çünkü adam bir kadınla olmak istemiyor. O bir erkek arıyor."

"Eşcinsel ilişki cesaret ister"

Kahveden çıkmış, üzeri sigara dumanı kokuyor. Kasketi yana kaymış. Evine gidecek gitmesine ama, önce biraz heyecan! Karşısında iki seçenek var. Biri trafik lambasına yaslanan iri kıyım travesti. Diğeri az önce pişti atarken onu anlamlı anlamlı süzen genç adam.

Şimdi içeri girse yeniden. O genç adama derdini anlatmaya çalışsa köşede. Sessizce.

Olur mu?

Olmaz.

Ya genç adam öyle biri! değilse. Yanlış izlenim edindiyse? Olay çıkar valla. En iyisi arkadaşlar görmeden şu travestiye bir işaret çekmek.

Aynı saatler. Yer şehrin en lüks barlarından biri. Kol düğmeleriyle oynayan playboy gece boyunca içeri giren tüm kadınları kesti. Ee, playboy olmak kolay iş değil tabii. Ama onun aradığı farklı bir şey. Başka denizlere yelken açacak bu gece.

Kararlı. Hazır kız arkadaşı da ülke dışındayken.

Aklı az önce son model spor otomobilini teslim ettiği yağız otopark görevlisinde. Çıkarken bitirecek bu işi. Ama ya yanlış anladıysa. Ya adam çılgına dönerse. Rezil olur, tüm itibarı, kariyeri her şeyi bir anda biter. Hayır, bu  riske giremez. En iyisi sokaklara takılmak. Bildiği birkaç yer var. Bir travestinin daha cebi dolsun bu gece, fena mı?

Kader, "Bize gelenler aslında erkek arayanlar" diyor. "Ama eşcinsel ilişki için cesaret lazım. Riske giremiyorlar" diyor. "Yoksa neden kadına benzemeye çalışan bir travestiyi  tercih etsinler ki bebek gibi kadınlar dururken?" diye soruyor.

"Hatta öyle komik ki, çoğu erkeklere bakmıyor bile. Aradığı, istediği bir erkek ama o erkeklere bakamıyor. Çünkü homoseksüel dürtülerinin farkında değiller. Travestiye gidince de bu itirafı geciktiriyorlar. Hatta gömüyorlar"

"Manikür- pedikür yaptıran erkekten kork!"

Anlattıklarına göre toplumdaki travesti sayısı, eşcinsellerin sayısına bağlı olarak artmış.

"Valla erkekler bizi tercih ediyor. Lezbiyenler bile bazen bizi istiyor. Yakında kadınlara bir şey kalmayacak" diye gülüyor.

Dış görünümüyle  `Benden daha erkek yok` diye bas bas bağıran adamların ne olduğunu, ona sormamız gerektiğini söylüyor.

"Asıl öyle adamlardan korksun kadınlar. Bu tür adamlar açık vermek istemedikleri için daha erkeksi görüntü peşindeler. Ama onların ne olduğunu `ben` bilirim" diyor.

Ev arkadaşı Deniz atılıyor hemen:

"60 yaşlarında bir müşterim oldu. Zayıf ve keldi. Bıyıklıydı. Kumarcının biriydi. `Boş musun` dedi, beni aldı. Bir otele gittik. Orada benim elbiselerimi giydi, aynada kendini izledi. `Kimseye söyleme` diye tembih etti. Ben gülünce de `Neden olamaz mı? Ben de kız olmak istiyorum` diye kızdı."

Yine de yanıltmış olmak istemiyorlar.

"Bunlar müşterilerin bir kısmı. Bir de süslüleri var. Hani şu manikürünü, pedikürünü ihmal etmeyenler. Onlardan da korksun kadınlar. Bu tür erkekler de bakımlı olmanın ardına sığınıyorlar, yanlarında bebek gibi kızlarla dolaşıyorlar. Aslında en homoseksüelleri onlar. "
"Travestiler kadın olmak istemez ki! "

Kendilerini ilişkideki kadın taraf olarak görmüyorlar. Ama erkeklere aşık oluyorlar. Bir erkekle birlikte yaşamaya başladıktan sonra da fazlasıyla kadınlaşıyorlar.

Yemekler pişiyor, ütüler yapılıyor, kaşların alınması hiç ihmal edilmiyor. Sorunlar da o dönemde başlıyor zaten. Erkekler hayatlarındaki varlığın kadınlaşmasından rahatsız oluyorlar.

Kader, "Bu hakikaten üçüncü cins" diyor.

Aşık oldukları adam bir erkeğe ilgi duyarsa nispeten hadiseyi atlatıyorlar. Ama eğer bir kadınla aldatılıyorlarsa, bu çok zorlarına gidiyor. Kendilerini `Kullanılmış` hissediyorlar.

"Bir şansın olsa" diye soruyoruz.

"Hayatını fuhuşla kazanmak zorunda kalmasaydın... Nasıl görünmeyi tercih ederdin?"

Düşünüyor.

Başka başka cevaplar veriyor. Soruyu türlü şekillerde yineliyoruz.

Belli ki, bir travesti olarak yaşarken, giyinirken, konuşmaya çalışırken ağzından çıkacaklar zorluyor onu.

Sonunda omuzlarını gevşetiyor.

"Ne makyaj yapardım, ne de strech etekler giyerdim" diyor.

"Zaten kadın olmak isteyen kim? "   
 


CHP`li Ağbaba gay ve travesti koğuşunu ziyaret etti

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Metris ve Kandıra Cezaevlerinde gay ve travesti koğuşunu ziyaret etti. Gay ve travestiler Ağbaba`dan yeni Anayasa`da eşitlik istedi.

24 ceza evini ziyaret eden Ağbaba, gay ve travesti koğuşlarını da ziyaret etti. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve Muğla Nurettin Demir ile beraber Metris Cezaevi`ne gittiğini ifade eden Ağbaba, orada farklı cinsel tercihleri olan insanlarla görüştük.

İki Farklı Koğuş

Metris Cezaevi`nde farklı olarak hem gay koğuşu hem de travesti koğuşu olduğuna işaret eden Ağbaba, şöyle dedi:

Farklı koğuştaki insanlarla sohbet etme hakkı tanınmıyor;

Sohbet hakkı var, istediği 10 kişiyle sohbet etme hakkı var ama farklı koğuştaki insanlarla sohbet etme hakkı tanınmıyor.
Toplumdaki önyargılar cezaevinde de devam ediyor diyorlar, hastalıklı gibi davranıyorlar diyorlar.Gay ve travestiler bir haktan daha mahrum ediliyor. Belli bir süreden sonra açık cezaevine gitme hakları var. Farklı cinsel tercihi olan insanların açık cezaevine gitme hakkı yok. Hak ettiği halde gönderilmiyor, can güvenliğini sağlayamayız, mahkumlar farklı bakar diye bir şey var.Mahkumun biri diyor ki, `cinsel tercih ve görünümümüzden dolayı açık cezaevine hak ettiğimiz halde gidemiyoruz` diyor.`Zorla doktora götürüyorlar`, `teşhir ediyorlar` , `gay olup olmadığımızı anlamak için`, `askerden muaf olduğumuz halde raporumuz olduğu halde günlerce teşhir ettiler`, `onurumuzla oynuyorlar` diyorlar."


 

 

Esmeray ilk kez konuştu!
Esmeray ilk kez konuştu.

Feminist kimliğiyle ön plana çıkan stand-up`çı travesti Esmeray ameliyat sonrası Habertürk`e konuştu 20 Ağustos 2013 Salı, 12:07 Feminist kimliğiyle ön plana çıkan stand-up`çı travesti Esmeray ameliyat sonrası Habertürk`e konuştu Feminist kimliğiyle de ön plana çıkan travesti Esmeray, pembe kimliğine kavuşmak için ilk adımı attı ve cinsiyet değiştirme ameliyatı old.

Esmeray, Kars`tan 15`inde İstanbul`a geldiğinde, mavi kimliğinin aksine içinde bir kadın yaşatıyordu. Geçinebilmek için bir süre seks işçiliği yaptı ama sonra bıraktı. Şal ördü, börek yapıp sattı. Mücadeleden vazgeçmedi. İlk trans köşe yazarı oldu, radyoda program yaptı. Feminist kimliğiyle ön saflarda yer aldı.

"Cadının Bohçası" adlı stand-up gösterisiyle travesti dünyasını görünür kılan, Esmeray, 3 Haziran`da cinsiyet değiştirme ameliyatı oldu. O artık pembe kimliğine kavuşmak üzere olan bir transseksüel. Esmeray, ameliyat sürecini Habertürk`e anlattı...

GEÇİŞ SÜRECİ: Kararımı vermiştim ve 25 yaşımdan sonra çok nettim. Maddi yetersizlikten ameliyat olamıyordum. 10 bin liraya özel bir hastanede ameliyat oldum.

AMELİYAT ÖNCESİ: Tam da Gezi Parkı sürecindeydi. Tüm arkadaşlarım oradaydı. Buruk gittim ameliyata. Odada yalnız kaldığımda ödüm koptu. Ameliyattan vazgeçtim. Camdan atlayıp, arkadaşlarıma vazgeçtiğimi söylemeyi düşündüm. Tam bunları düşünürken sedye girdi ve beni yatırıp götürdüler. AMELİYAT SONRASI: Çok ilginç sanki 40 yıldır vajinam var gibiydi. Doktorun söylediklerinin dışına çıkarsan vajina kapanabiliyor. Çünkü beyin onu yara olarak algılıyor ve kapanıyor. Buna çok dikkat etmek gerekiyor.

KENDİNE GÜVENİ ARTTI: Sonuçta sevmediğin bir şey var. Saklamak için uğraşıyorsun. Şimdi problem yok. Eskiden şu vardı; önce hanımefendi muamelesi yapıyorlar, görünce hop değişiyorlar. Bundan sonra olmayacak. Anahtar Kelimeler esmeray, travesti

Taksim`de Lezbiyen gay, biseksüel, travesti, transeksüel yürüyüşü

 
"Direniyoruz ayol"

İstanbul LGBT (Lezbiyen gay, biseksüel, travesti, transeksüel) Dayanışma Derneği, yaklaşık 2 bin kişiyle İstiklal Caddesi’nde 4. Trans Onur Yürüyüşü’nü “Ekmek Adalet Özgürlük” sloganıyla yaptı.

Saat 17.00’de Tünel’den başlayan, yürüyüş Taksim Meydanı’na ilerlerken, İstiklal Caddesi’ndeki halk alkışlarla destek verdi.

Ellerinde gökkuşağı renginde bayraklar taşıyan LGBT Dayanışma Derneği üyeleri, yol boyunca “Dünya yerinden oynar ibneler özgür olsa”, “Her yer Taksim her yer dreniş”, “Transfobik devlet istemiyoruz”, “Susma haykır eşcinseller vardır” sloganlar attılar. Sloganlara, bir davulcu, bir de babrukacı eşlik etti. Rengarenk giyisilerle yürüyüşe katılanlar “Direniyoruz ayol”, “Yasak da neymiş ayol”, “Her yerdeyiz ayol” yazan dövizler taşıdılar.

Travesti Onur Yürüyüşünden Kareler

Davul, tef gibi çeşitli enstrümanlar çalan grup üyeleri, Tünel`de bir süre oturdu.

Grup adına açıklama yapan Beren Azize, her sene olduğu gibi bu sene de zulme, baskıya karşı tek ses ve renk olmak için birarada olduklarını söyledi.

Son bir yılda 18 arkadaşlarının cinayete kurban gittiğine dikkati çeken Azize, "Eşcinseller ve transseksüeller aileleri tarafından kaçırılıp, kaybedildiği için buradayız.

Trans kadınları zorunlu seks işçiliğinin cenderesine iten transseksüel düşmanlığına karşı buradayız, biraradayız" dedi.

Beren Azize dün olduğu gibi bugün de direnmeye devam edeceklerini belirterek, "Cinselliğin siyahları olan bizler; dünyanın tüm siyahları ile birlikte kolkola sokaklarda özgürlük şarkıları söyleyeceğimiz günleri hep beraber yaratacağız.

İnanın translar özgür olsa, dünya yerinden oynar. Yaşasın Gezi kardeşliği, yaşasın parkların kardeşliği" ifadelerini kullandı.

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Binnaz Toprak ve Yalan Dünya Dizisi’nde oynayan Tiyatro Oyuncusu Füsun Demirel de yürüyenler arasındaydı.


Çizgi dışı hayatlar Gay, travesti, lezbiyen, transeksüel

 Tanrının yarattığı her şey bu dünyaya dâhildir

Siz kabul etmesiniz de-ki kabul etmeyeceksiniz zaten, kabul etseniz  dışı olmazdı-insanların bir takım yaşantıları ve yönelişleri de genel hayatın parçasıdır.

Bunlar için sizden veya birilerinden onay alınması gerekmez. Sizi, ilgilendirmiyor olabilir ki zaten siz de onları ilgilendirmiyorsunuz.

Bunları reddetmeniz sizi iyi onları kötü yapmaz. Yönetimin sözde insanları zararlı yönelişlerden korumak için sizden yana tavır koyması haklı bir gerekçe değil geri kalmış bir devletin varlığına işarettir.

Çünkü değil yanlış bilinen şeyler, bir hacının mübarek sakalı bile insanlara zarar verebilir.

Ülkemizde insanların çoğu kutsalın ve devletin de desteğiyle bilumum gay’leri, travestileri ve lezbiyenleri yok etmek gerektiğini düşünebilirler ama gerçek demokrasi aşığı yüreklerin duvarına toslayacaklardır.

Yapan varsa günahını, ayıbını, utancını yüklenir; insanların yaptıkları şeyler doğrudan zararlı değilse yasaklanmaz.

Demokrasi ve ilericilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan yobaz yönetimler (Bir de ileri demokrasi demezler mi.

Bu galiba sakallının sakalını özgürce tarama hakkı oluyor) bu bahçelerde çiçek yetiştirilmesine izin vermezler, vermiyorlar. Çünkü onları ayakta tutan gerici zihniyetlerin düşüncesi bu.

Bunlar Tanrı’nın evreni yaratışındaki sırrı bile görmüyorlar. Tanrı yarattığı halde yaratılmışların hepsini onaylamıyorsun değil mi? Güzelim çiğdemlerin içinde baldıran otlarının ne işi var?

Yolup atsana deve dikenlerini zambak tarlalarından. Doğa böyleyse sen de böylesin demektir. Gay’leri, lezbiyenleri ya da travestileri başka Tanrı mı yarattı?

Kim ne derse desin onlar yaratıldıklarında böyleydiler, sonradan olmadılar. Genlerimizdeki eğilimler vakti geldiğinde icraatını yapar.

Konulara tam tarifiyle girmek istemiyorum; çünkü fazla detaya girdiğiniz zaman insanlar anlamıyor. Bildiğimiz kadarıyla bu konuda çok sayıda yöneliş var ama ana profil olarak ayırıcı üç guruptan bahsedilebilinir.

Erkek erkeğe (gay), kadın kadına (lezbiyen) ve kadın şeklinde erkek (travesti) Bu yönelişlerde salt cinsellik vurgulansa da gerçekte öyle olmadığı görülecektir.

İlgi,sevgi,ilişki doğal olarak karşı cinsler(kadın-erkek) arasında olur ama yaşamın içinde insanların yakınlaşmaları birbirlerine karşı merakı da doğurmuştur.

Yine de cinselliğin motor olduğu bu yönelişlerde kişiler hemcinslerine karşı da ilgi duyabilirler. Burada cinsel arzular ve merak esas belirleyicidir. Bunlara duygusal yakınlığı ve aşka benzer ilgiyi de ekleyebiliriz.

Bazı kimseler birbirleriyle birlikte (yakın/beraber) olmaktan fazlasıyla hoşlanıyor olabilirler. Toplumun şiddetle yasaklaması da bu yönelişlere ilgiyi kamçılıyor, merakı daha çok artırıyor.

Aslında bu konuyu bu hayatları bizzat yaşayanların yazmaları gerekir. Daha gerçek ve inandırıcı olur. Kişiler kimliklerini ortaya koyamıyorlar ki yazı yazsınlar.

Bir hakem gay olduğunu açıkladı. Bunun takdir edilecek bir cesaret örneği olduğu söylendi. Kişi sevgiye boğuldu. Lakin sessiz kalan konunun düşmanlarının diş gıcırtıları ta uzaklardan bile duyuluyordu.

Bilinmelidir ki hayvandan gay olmaz; çirkinleştirilen her şey çirkindir, iğrençtir. Dünya güzelini öperken bile çirkinlik oluşabilir. Çizgi dışı hayatlar bir şeyi şöyle ya da böyle yahut da kimsenin bilmediği şekilde yapmaktır.

Tanımlanan haliyle çirkinlik yoktur; ancak uygulama çirkinlikleri en temiz ilişkilerde bile olabilir ki kişisel yetişkinliğin çoğu zaman rezaletleri, iğrençlikleri ortadan kaldırdığı bilinmektedir.

Kaldı ki normal kadın erkek ilişkilerinde de insanın midesini bulandıran durumlar vardır. Keza bu tür ilişkilerin sağlığı bozucu argümanları olduğu, artı bu tür kişilerin daha doğduklarında yıkanmaları gerektiği, hijyenin bu yönelişlerde nefes almaktan daha önemli olduğu bilinmelidir.

İnsanlar bunları kabul etmeyebilirler; fakat aşağılayamazlar. Bir ülkede devlet iyi denilenden ya da kötü denilenden yana olamaz; nötr olmak zorundadır.

Devletin bakanı elbette heykelini dikip müzeye koyacak değil ama çıkıp bu tür yönelişlerin sapıklık ya da hastalık olduğunu söylerse ben o bakanı tanımam.

Türkiye’de özgür gurupların üzerinde çok ciddi baskılar var. Oysa bu baskıyı yapanların içinde de bu tür merak ve yönelişleri olanlar bulunmakta.

Eşcinsel olmanın inançlarla, milli duygularla, gelenek ve göreneklerle, bilgili ve cahil olmakla, şehir veya köyde yaşamakla ilgisi yoktur.

Herkesin böyle merak ve yönelişleri olabilir. Muhafazakâr olmayanlar cesur davranır (ki onlar da saklıyor) diğerleri bu merakları kendi gizli dünyalarında yaşarlar.


Kayıp Şehir’in travestisi ‘Duygu’ içini HT Pazar’a döktü.

Seks İşçiliği Yapmak İstemedim.

 


1976 Almanya doğumlu Ayta Sözeri, Kayıp Şehir dizisinde travesti Duygu karakterini canlandırıyor. Gerçek hayatında da bir trans birey. Sıkı bir insan hakları aktivisti.
 
Onu daha önceden başka dizilerde, sinemada, tiyatroda görmüştük, bol ödüllü bir oyuncu olduğunu biliyorduk. Ama galiba bugüne kadar bu kadar çok merak etmemiştik kim olduğunu…

 

 

 Bu bir röportaj değil. Bir senaryo ya da hikâye hiç değil. Ünlü bir oyuncu ve bir trans birey olan Ayta Sözeri ile geçirilmiş bir akşam üstünden kalan izlenimler diyebiliriz.
 
O akşam üstünden sonra uzun süre kendime gelemedim. Ayta Sözeri, hafızamda Kıbrıs’ta sahne alan efsane bir şarkıcıydı önce. Sonra “oha” dedirten bir oyuncu olarak çıktı karşıma.
 
Gerçekten tanıştığımdaysa o da bir kardeşim oldu. Çok şey konuştuk. Bu sayfadaysa “Kayıp Şehir”i ve dizi sözleşmesinin izin verdiği kadarını okuyacaksınız…
 
Ne zaman geldiniz Almanya’dan? 
80′lerin başında geldik, İzmir’e yerleştik. Üniversiteye kadar İzmir’deydim. O zamandan beri ailem de orada.
 
Nasıl başladınız oyunculuğa?
Hayatım boyunca oynadım. Bazen kendimi bazen başka insanları… Mesela bir erkeği oynadım yıllarca. Şarkı söylemek istiyordum, sesimin çok güzel olmasını istiyordum.
 
Okulda koroya alınmayınca tiyatro koluna girdim. Sonra üniversite dahil büyük oyunlarda oynadım, ödüller aldım. Sesimin güzel olduğuna inanıp sahneye çıkmaya başladığımda Melek Baykal ile tanıştım. Beni izlemeye gelmiş, beğenmiş. “Seni bir bölüm oynatalım” dedi. O zaman Hayat Bağları dizisiyle başladım oyunculuğa.

‘HAYALİMDEKİ BÜYÜK OYUNCULARLA OYNADIM’
 
Başta küçük rollerdeydiniz sonra bir anda sinemaya geçtiniz…
Her şey belki de olması gerektiği gibi ilerledi. Doğal bir oyuncuyum ben, konservatuvarlı değilim. İşletme fakültesi mezunuyum. 5 yıl Levent Kırca tiyatrosunda oynadım, o zaten başlı başına bir oyunculuk eğitimi oldu.
 
Birlikte oynamayı hayal ettiğim büyük oyuncuların birçoğuyla kamera karşısına geçtim. Hepsinden bir şey öğrendim. 
 
Ama isminizi trans birey rolleriyle tanıdık. Güneşi Gördüm filminde Tuana, Teslimiyet’te Aygül… Bir oyuncu olarak sürekli aynı rolleri oynamaktan rahatsız olmuyor musunuz?
Heteroseksüel kadın rollerinde de oynadım birçok kez. Trans bireyi oynamak aslında beni korkutmuştu. Acaba sadece kendimi mi oynayacağım diye endişelenmiştim. Sonra fark ettim ki aslında hepsi farklı farklı karakterler. Hiçbiri bana benzemiyor.
 

İşin bir de duygusal yönü var. Zaten kendi hayatınızda yaşadığınız ya da en azından şahit olduğunuz olayların çok benzerlerini tekrar tekrar bu rollerle yaşamak kolay olmasa gerek…

İki kere yaşadım bu dediğini. Biri dizide arabadan atıldığım sahne. Çünkü birçok arkadaşımın başına geldi bu. Onları dinlediği zaman insanın tüyleri diken diken oluyor.

Bir de babamın öldüğü sahne. Ben de gerçekten babam öldüğü zaman üzülmeyeceğimi düşünüyordum. Ama öyle olmuyormuş. Şair “Sizin hiç babanız öldü mü” diyor ya… Çok farklı bir şeymiş. Babamın öldüğünü telefonda öğrendiğim andaki hislerimi dizide neredeyse aynı şekilde yeniden yaşadım.

‘BİZİ ÖTEKİLER DE ÖTEKİLEŞTİRİYOR‘
 

Arkadaşlarınız dizi hakkında ne düşünüyor? 
Başta arkadaşlarım benim için izliyorlardı diziyi. Taraflı bakıyorlardı. Her şeyden önce aktivizm için seyrettiler. İzledikçe hikâyenin içine girdiler, o zaman ben ben olmaktan çıktım, Duygu oldum. Sadece Duygu karakteri değil; dizinin tamamının bir şey yapmaya çalıştığını fark ettiler.
 

Dizi sadece trans bireylerle ilgili önyargıları işlemiyor…


Bütün “öteki”lerin dizisi aslında. “Öteki” hiç sevmediğim bir kelime. Bize öğretilmiş. Öteki denince herkesin aklına trans bireyler geliyor. Oysa çingeneler yani Romanlar, siyahiler, Doğulular da öteki.

Bir yere ait değilsen ötekisindir. Sen Karadenizli’yken de öteki olabilirsin Çerkezken de. Ama translar ötekinin de ötekisi. Bizi öteki olanlar da ötekileştiriyor. Bu nedenle biraz daha ağır yaşıyoruz.

Diziyse herkes gibi yaşadığımızı gösteriyor. Biz de yemek yiyoruz, uzaydan gelmedik, farklı şeyler yapmıyoruz. Sadece hayat bize başka yollar sunduğu için hayata başka türlü tutunuyoruz. Gökçe Bahadır için de seyreden arkadaşım var, İlker Kaleli için de Nick Xhelilaj için de Nazan Kesal için de…

Ama herkes Kayıp Şehir’i seyrediyor.

‘Seks işçiliği yapmadım’
 

Bu dizi birçok anlamda iyi bir adım oldu ama “Keşke şunu da anlatabilsek” dediğiniz konular var mı?
Şu anda çok iyi şeyler işliyoruz. Başka yerlerde ya kavga eden, hapse giren, pazarlık yapan ya da fazla karikatürize trans bireyler görüyoruz. Bizse sadece hayatı anlatıyoruz. Sanki translar 24 saat kavga ediyor, işe çıkıyor gibi gösteriliyor. Öyle değil ki hayat…
 
Tamam sizinle ilgili her şeyi izliyoruz ama gerçek işinizi yaptığınızı görmüyoruz. Zehra karakteri kuru temizlemede çalışıyor, onu ütü yaparken izliyoruz. Sizi ya da seks işçisi olan Aysel karakterini (Gökçe Bahadır) çalışırken görmüyoruz. Bunun özel bir nedeni var mı?
Bu benimle ilgili değil. Senaristlerin kararı. İnsanlar ne iş yaptığımızı ve nasıl yaptığımızı zaten yıllarca gördü. Artık bunu görmek istemiyorlarmış. Ayrıntıları izlemek istiyorlar. Ayrıca ne Aysel ne ben çalışmak istemiyoruz ki.
 

Transların önünü açtığınızı düşünüyor musunuz?


Kapıyı açmak değil de aralamak diyelim. “Daha önceden bu kapı kilitliydi” demiyorum. Ama birçok trans birey arkadaşım oyunculuk eğitimini nereden alabileceğini soruyor. Ayrımcı olmayan kurslara yönlendirmeye çalışıyorum.

Bu çok güzel bir şey. Bize öğretilen normal düzen içinde, daha hayatın içinden bir iş yapmak istediğinden bahseden arkadaşlarıma cesaret verdiğimi düşünüyorum. Süpermen değilim ki, sadece yeteneğimi kullanabileceğim bir yerde olmak için sebat ettim. Seks işçiliği yapmadım.

‘Bir seri katili oynamak isterdim’
 

Neredeyse her oyuncunun hayali bir hayat kadınını ya da trans bireyi canlandırmaktır. Siz hangi rolü oynamak isterdiniz?
Ne kadar şanslıyım ki hayat kadını olan bir trans bireyi canlandırıyorum! Bu zor bir soru. En çok bir seri katili oynamak isterdim sanırım. Hannibal gibi, zeki bir katil.
 
Erkek rolü gelirse?
Eğer yapabileceğim bir rolse denerim. Niye olmasın ki?
 

Şarkıcılık yönünüz de var. Albüm çıkarmayı düşünüyor musunuz?

Şarkıcı olmak için geldim İstanbul’a ama kendimi bambaşka bir dünyada buldum. Albüm yapmak isterim tabii ama henüz kesin bir şey yok. Kız kardeşim kadar sevdiğim müzisyen bir kadın var. Bana bir göz kırptı. Albüm olmasa bile belki bir düet olur…

‘Annem umarım izliyordur‘
 

Dizi trans bireylerin aileleri için de önemli. LİSTAG (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transseksüel Aileleri İstanbul Grubu) sizinle iletişime geçti mi?
LİSTAG her zaman desteklediğimiz, toplantılarına gitmeye çalıştığımız, derneklerimden çıkmış bir topluluk.
 
Anneniz izliyor mu diziyi?

Umarım izliyordur. Annemle bu konuları çok konuşmuyoruz. Bana biraz böbürlenmek gibi geliyor “Anne diziyi izliyor musun, beni gördün mü” demek. Konu arasında laf açılırsa konuşuruz.
 
Dizi önceden 22.30′daydı; annem yaşlı, o saatte uyuyor olabilir. Şimdi 20.00′de, izliyordur. Her Türk kadını gibi dizi takip etmeyi çok seviyor. Yüz yüze geldiğimizde eleştirileri olacaktır. “Çok kilo almışsın, o kadar kısa giyme” gibi şeyler söyleyecektir.
Travestiler , gayler , transeksueller , Ankara , İstanbul ve Diğer İllerde yaşayan travesti arkadaşlara iş olanağı sağlanacak olsa çoğunluğunun aslında Seks işçiliği yapmak istemediğini görebiliriz.
Ancak mevcut Türkiye`mizde bu şekilde bir olay olmadığından ve hala gaylik ve travestiliğin bir hastalık olarak düşünüldüğünden bu şekilde bir çalışma yapılmamaktadır.
Şimdi burada sölenecek söz şu aç kalmamak için hayat savaşı veren travestiler mi haklı yoksa türkiye`de bu travesti ve gayleri hastalık olarak görenler mi haklı ?
Aslında travesti ve travestiler yanlış anlaşılan ve yürekleri tertemiz insanlardır.


Travesti travestiler travesti siteleri ankara travestileri istanbul travestileri izmir travestileri bursa travestileri travesticiler travesti web siteleri web travesti webtravesti.com